Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Lübnan Medya Bürosu

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

Frankofon’un Haberi Size Ulaştı mı?

İki gün önce Beyrut’taki gazetelerde şu haber yayınlandı: “Rızk Lehud, Dâimî Frankofon Konseyi’nde Cumhurbaşkanının özel temsilcisi sıfatıyla ve Frankofon [Eski Fransız sömürgeleri veya Fransızca konuşan ülkeler] Örgütü Genel Sekreteri Abduh Diyuf’un onayıyla, Frankofon dünyasından liderliğini Dr. Butros Butros Ğâlî’nin yaptığı önemli şahsiyetlerden oluşan bir grubun, bünyesindeki üyelerden biri olması itibariyle örgütün Lübnan’a verdiği önemi göstermek maksadıyla Lübnan’daki genel seçimleri izlemek üzere gönderilmesi çağrısında bulundu.”

Lübnan, başındaki yönetici tâifesinin davranışları ve siyâsi güçlerin büyük bir kısmı yüzünden tüm dikenli parazit bitkiler için verimli bir toprak haline geldi. İsimler çoktur ama isimlendirilen tektir. “Gönüllü” devletlerarası kuruluşlar çoktur ama hedefleri tektir: Bu beldede ve diğerlerinde Ümmetin kerametini silmek, sömürgeci sultayı yaymak ve İslam Ahkâmı ile Ümmetin mecdini iade etmeye yönelik tüm kalkınma -ki İslam Ahkâmından başka bir şeyle kesinlikle gerçekleşmeyecektir- girişimlerini ezmektir.

Yine el-Harîrî suikasti hakkındaki ilk raporunu hazırlamak için gelen komiteden sonra, Suriye’nin geri çekilmesini inceleyen bir komite, suikasti soruşturan bir komite, sonra Filtman’ın ziyareti ve nihâyet Avrupa Birliği’nden “halka hizmet” için gelen seçim gözlemcileri, tüm bunlar hazımsızlığa neden olduğu halde Lübnan mutfağındaki günlük yemek oldu âdeta!

Cellatlarından oluşan bir örgüt çerçevesine dahil olmak, kendisini lânetleyenleri kutlamak ve sömürgecilerinin ellerini öpmek veya ayaklarına kapanmak, bir devlet için utanç değil midir?

İğrenç cüssesi def edilene kadar asırlarca Lübnan’ı işgâl eden ve evlatlarını zillete düşürüp onlara eziyet eden işgâlci devlet Fransa değil miydi? O halde Fransa kapıdan nasıl çıktı da sonra Frankofon penceresinden geri girdi? Eğer bu söz konusu kapı sonuna kadar açık değilse?

Muhakkak ki ideoloji ile siyâsî çalışma arasındaki ayırıcı hat silinmiştir. Yönetim tâifesinin, genel seçimler oyunundaki satranç tahtasındaki taşların çoğu ve politik muhâliflerin yalanları ifşâ olmuş ve kendilerini gizleme ihtiyacı olmadan Batı’nın putlarına secde ettikleri ve onların lehine çalıştıkları görülmeye başlanmıştır. Öyleyse kerametini harap edenleri muhâsebe edecek Ümmet nerede?

Acaba bir gün gelecek, İsrail sefîri de bizi ziyâret edip gönüllü olarak bize doğru nasihatlerde bulunacak ve Lübnan’daki sivil seçimlerin yapılması için bedava hizmetler sunacak mı?!

Bize gelince; şüphesiz ki tüm bu komedyanın sona erdirilmesi için çalışacak ve Allah’tan yakın bir nusret ihsan etmesini niyâz edeceğiz.

 

 HİZB-UT TAHRİR
 Lübnan Medya Bürosu
H. 21 Rabî-us Sâni 1426
M. 29 Mayıs 2005

| ANASAYFA | BEYANLAR | KİTAPLAR | YENİ SAYI |