Hizb-ut Tahrir / Endonezya Ülke Genelinde Taziye Merasimleri Düzenleyecek

 

No: ID–BA–2008–RS–0003 

H. 04 Rabi’-ul Evvel 1429

Cakarta / Endonezya

M. 11 Mart 2008

 

Ülkemizdeki geçim krizi seneden seneye ağırlaşmakta, keskinliği tırmanmakta ve Endonezya halkı, altmış yıl önceki bağımsızlıktan beri bir türlü refahın, onurun ve mutluluğun tadını alamamaktadır. Süregelen baskıcı siyâsî koşullar, susturmalar, görüşleri açıklamayı ve İslâmî Şeriat’ın yeniden hâkim kılınması için çalışmayı engellemeler gibi olumsuzlukları yüzünden yönetim ve idâre giderek ifsat oldu ve iktidar sahiplerinin desteği ile ülkenin kaynaklarına ve mukadderatlarına tahakküm eden küçük bir azınlık dışında tüm insanların acısını çektiği ekonomik darboğaz, geçim baskısını iyice ağırlaştırdı.

 

Böylece insanlara, açlık ve yetersiz beslenme musallat oldu. Bilindiği gibi burada insanların temel gıda maddesi pirinçtir ve ülkenin yıllık pirinç üretimi, 54 milyon tonun üzerinde olmasının yanı sıra milyonlarca ton da Vietnam’dan ve Tayland’dan ithal edilmektedir. Bu temel gıda maddesi adâletli bir şekilde dağıtılmış olsa, kişi başına günlük yarım kilogramın üzerinde pirinç düşmektedir. Ancak tatbik edilen Kapitalist sistem adâletli dağıtıma önem vermemektedir. Bunun için de Hükümet’in kilogram fiyatını 1000 Rupiyadan 1500 Rupiyaya çıkardığı pirinci pek çok kişi alamamaktadır. İleri gelenler de fakirlerin protesto etmek amacıyla alınmasına karşı çıkacaklarını bildiklerinden dolayı fakirlerin pirinç hisselerini almaya cüret edememektedirler. Bunun sonucunda da birçok bölgede yetersiz beslenme nedeni ile ölüm ve hastalık vakaları yaşandı, Orta Kuzey Timur’da bazı insanlar pirinci bırakıp domuz yiyeceği olan yulafa/burçağa yöneldi. Yine Orta Java eyâletindeki Temanggung bölgesinde 229 çocuk yetersiz beslenme nedeni ile hastalığa yakalandı. Fakirlere yönelik yetersiz sağlık hizmetlerine bağlı olarak da Doğu Nusatenggara eyâletinin Rote Ndao bölgesinde olduğu gibi, yetkililerin binalarına hiç de uzak olmayan Doğu Java eyâletinin Magetan bölgesinde çocuk ölüm vakıaları yaşandı ve Sağlık Bakanı’na göre Endonezya’da yetersiz beslenme nedeniyle hastalığa yakalananların sayısı 4,1 milyon kişiye ulaştı.

 

Fakirlik ve işsizlik, ülkenin her tarafında yaygın bir fenomen haline geldi. Merkezî İstatistik Kurumu verilerine göre işsizlerin sayısı giderek artmakta, sürekli işsizler %10,28 ve yarı işsizler ise %29,1 oranına varmaktadır. Bu da iş gücünün yaklaşık %40’ı ve 100 milyon civarında kişinin sürekli işsiz kalması demektir. Yani yaklaşık 40 milyon kişi sürekli çalışma imkânından ve dolayısıyla geçim masraflarını karşılayabilmekten mahrumdur.

 

Fakirliğe gelince; fakirlerin sayısı oldukça yüksektir ve sürekli artmaktadır. Yine Merkezî İstatistik Kurumu verilerine göre, 2005 yılında fakirlerin sayısı 35 milyon iken bu sayı, 2006 yılında 39.05 milyon kişiyi bulmuştur. Dünya Bankası, 2007 yılında Endonezya’daki fakirlerin sayısını, 100 milyonun üzerinde olduğunu veya 232,9 milyonu bulan nüfusun %42,6’sını oluşturduğunu açıkladı. Fakirlerin ve işsizlerin sayısının 2008 yılında artmasını bekleyen Ekonomiden Sorumlu Koordinasyon eski Bakanı Rizal Ramli şöyle dedi: “Fakirliğin çözümüne yönelik bütçe payı son üç yılda 2,8 kat artmasına rağmen fakirlerin sayısı azalma yok.”

 

Geçim krizini ağırlaştıran ve maliyetlerini arttıran faktör, devletin fiyatları %100’e varan hayalî oranda yükseltmesidir. Öyle ki yakıt, yağ, un fiyatları zamlandı ve pirincin kilogram fiyatı 5000 Rupiyaya çıktı. Kezâ Hükümet ve Parlamento, devletin verdiği sübvansiyonun bütçe üzerindeki ağırlığı bahanesiyle gazyağı kullanımına kota uygulanması üzerinde anlaştı; buna göre her vatandaşa günlük 3,04 litre gazyağı, özel otomobillere sadece 5 litre kullanma hakkı verildi. Bu karar henüz uygulanmamasına rağmen petrol, bazı bölgelerde ender şekilde bulunur hale gelmiştir. Zîra Güney Sulavesi eyaletinin Tana Toraca bölgesinde 1 litre petrolün fiyatı 50 bin Rupiya oldu ve Doğu Java eyâletinin Surabaya şehrinde ise gazyağı kuyrukları oluştu ve kuyrukta bekleyen bir kişi uzun süre beklemeye dayanamayıp hayatını kaybetti.

 

Ne ilginçtir ki Endonezya, yıllık 17 milyon tonu geçen üretimi ile en çok palmiye yağı üreten devletler arasında yer almasına rağmen fiyatının pahalı olması nedeniyle yağ alamayan milyonlarca insan vardır. Yemeklik 1 kg yağın fiyatı 8,000 Rupiyadan 15,000 Rupiyaya çıktı ve bu da fastfood firmalarının iflas etmesine yol açtı. Bangten’in Serang bölgesindeki firma sahiplerinden biri, günlük uğradığı 15,000 Rupiyayı bulan zararların altından kalkamayınca intihar etti.

 

İnsanların gündemi haline gelen mâlî yolsuzluk, hem yargı organlarına, hem de gözetim ve denetim kurumlarına kadar sıçradı. Devleti 431,6 trilyon rupiya zarara uğratan Endonezya Merkez Bankası’nda bir yardımcının likitide açığı vermesi olayında Başsavcılık Bürosu soruşturmayı sürdüremedi. Son olarak 02.03.2008’de Hortumculukla Mücadele Özel Komisyonu, Soruşturma Grubu Başkanı Urip Tri Gunawan’ı, önde gelen sermaye sahiplerinden birinden 660,000 Amerikan doları tutarında rüşvet aldığı sırada suçüstü yakaladı.

 

Bunların yanı sıra çevre kirliliği, altyapı yetersizliği, ulaşım keşmekeşi, toprak kaymaları, sel baskınları, depremler, tufanlar, geneli fakir ve perişan olan mağdurların yaralarını sarmak ve zararlarını tazmin etmek amacıyla devletin yeterince ivedilikle ve ciddiyetle hareket etmemesi de cabası! Oysa devlet, iş adamları ve sermaye sahipleri mâlî sorunlarla karşı karşıya kaldıklarında Hızır gibi imdatlarına yetişmektedir. İnsanların katlandığı sıkıntılı yaşama duyarlık göstermek, mağdurları ve afetzedeleri tesellî etmek, fakirlerin ve yoksulların yaralarını sarmak, sağlık hizmetlerinden faydalanamayan ve çocuklarını okutamayan işsizlerin sıkıntılarını gidermek ve devlet yetkililerin ihmalkarlığını eleştirmek amacıyla Hizb-ut Tahrir / Endonezya, 11 Mart ilâ 19 Mart tarihleri arasında Cakarta’da, Medan’da, Surubaya’da, Malang’da, Banjarmasin’de, Samarinda’da, Balikpapan’da, Makassar’da, Kendari’de taziye merasimleri düzenleyecektir ve şu anda insanları katılmaya davet etmektedir.

 

Hizb-ut Tahrir / Endonezya, temel gıda maddelerinin fiyatlarını düşürmesi, hortumcuları cezalandırması, hortumladıkları malları devlet bütçesine geri ödemeye zorlaması, altyapı ıslah çalışmalarına başlaması için insanları yöneticilere baskı yapmaya çağırdığı gibi, Müslümanları da şer’î hükümleri tatbik etmek, Batılı küfür kanunlarını kaldırıp atmak ve tüm insanların ekonomik ve geçim sorunlarının başlıca nedeni olan Kapitalist sistem ile mücadele etmek yoluyla İslâmî hayatı yeniden başlatmak için kendisi ile birlikte çalışmaya çağırmaktadır. Zîra tüm insanların doyurulması, haklarından bir hak olması itibarıyla devletin bunu, Hanîf Şeriat hükümleri çerçevesinde her fert için temîn etmesi gerekir.

 

Yine Hizb-ut Tahrir / Endonezya, vaat olunmuş tek bir Râşidî Hilâfet Devleti’ni ortaya çıkarmak yoluyla yeniden hayatın tüm alanlarında İslâm hükümlerinin tamamının tatbikine dönmeye çalışan ve talep eden toplumsal bir yöneliş oluşturmaya çağırmaktadır.

 

Son olarak Hizb-ut Tahrir / Endonezya, yöneticilere Rasul [SallAllahu Aleyhi ve Sellem]’in şu duâsını hatırlatır:  اَللَّهُمَّ مَنْ وَلِيَ مِنْ أَمْرِ أُمَّتِي شَيْئاً فَشُقَّ عَلَيْهِمْ فَاشْقُقْ عَلْيَهِ “Allahım, her kim Ümmetimin işinden bir şeyi üstlenir de onlara sıkıntı verirse Sen de ona sıkıntı ver!” [Muslim rivâyet etti] Ve şu hadisini:  اَلإِمَامُ رَاعٍ وَهُوَ مَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ  “İmâm [Halîfe] çobandır ve o, güttüklerinden sorumludur.” Yöneticilere düşen Ümmetin haklarını tastamam bir şekilde vermeleridir ve bunların başında da dinîn hükümlerini tek bir devlet altında Ümmete uygulanması hakkı gelir ki o, Râşidî Hilâfet Devleti’dir.

 

Bu Basın Açıklamasını İndirmek İçin Lütfen Tıklayınız!