No: SD–BA–2011–RS–TR-0020

 

H. 08 Şaban 1432

M. 09 Temmuz 2011

 

- Basın Açıklaması -

Güney Sudan Heba Olmuştur Dolayısıyla Muhlislerin Duyguları Mücrimlerin Duygularıyla Çelişmektedir

 

09.07.2011 günü, Sudan Devlet Başkanı, parti liderleri ve temsilcilerinin de hazır bulunduğu Cuba şehrinde, Müslümanların topraklarının değerli bir parçasının bölünerek orada kafir Batı’nın üvey kızı olan Yahudi devletçiğinin gözetimiyle yönlendirilen Nasranalik renginde bir varlığın kurulduğu ilan edilmiştir. Bu ilanla (Amerika ve Avrupa’nın) olduğu kafir Batı, evlatlarının eliyle uyguladığı Sudan’ı parçalamaya dönük planlarının temel taşlarını döşemeyi başarmış olmaktadır.

 

Hükümet ile bu ülkedeki mevcut politikacıların, emanet ettikleri ülkelerinin birliğini koruma hususunda ifrata kaçtıkları bu günde bu azim İslam ümmetinin muhlis evlatlar yas tutmuştur. Zira onlar, emanete hıyanet etmişler ve bütün gafletleriyle ifrata kaçmışlardır.

 

Hizb-ut Tahrir/Sudan Vilayeti olarak bizler, bu iğrenç ilan bağlamında deriz ki:

 

Birincisi:

 

Bizler, Müslümanların tertemiz kanlarıyla sulanan İslamî topraklar hususunda ifrata kaçmayacağımız için 09.07.2011 günü, yas günü olacaktır. Şüphesiz bizler bu yası, Hilafet’in kurulması için itici güç yapacağız. Zira Müslümanların topraklarını ve kanlarını koruyacak olan bizzat Hilafet’tir. Nitekim Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], şöyle buyurmuştur: إِنَّمَا الإِمَامُ جُنَّةٌ “İmam [Hailfe], ancak bir kalkandır.”

 

İkincisi:

 

Bizler, kendisini Amerika’nın hizmete sunan bu hükümetten dolayı Güney Sudan’ın ayrılmasının cürmünü taşımaktayız. Zira böylece hükümet, ülkenin birliğini koruyacağına dair yaptığı ilk açıklamasında kendi adına ettiği yemine ihanet etmiş ve Asmara Konferansı’nda Güney’in ayrılması hakkında imza atarak hayatî meselelere dönük gizli anlaşmalar yapan siyasî güçler de bu cürümde ona ortak olmuşlardır. Sonra onların tümü, faziletli hakka geri dönmek yerine ümmetin duygularını hiçe sayarak ülkemizin ayrılmasını kutlayanlarla birlikte kutlama yapmışlardır. Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellam], ne kadar da doğru söylemiştir: إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ "Haya etmiyorsan dilediğini yap."

 

Üçüncüsü:

 

Hükümetin ve siyasî ortamın, insanları tek bir potada eritmekten aciz kalmasının sebebi, böyle bir potaya, yani halkları ve kavimleri asırlarca tek bir ümmet içerisinde eriten azim İslam ideolojisine sahip olamamalarındandır.لَوْ أَنفَقْتَ مَا فِي الأَرْضِ جَمِيعاً مَّا أَلَّفَتْ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَكِنَّ اللّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ إِنَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ َ "Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların kalplerini birleştiremezdin, Ancak Allah onların aralarını birleştirmiştir. Çünkü O, Aziz'dir, Hakîm'dir." [Enfal 63]

 

Ey Müslümanlar!

 

Şüphesiz bu, Raşidi Hilafet’in olduğu sadık fecrin doğmasından önceki zifiri karanlıktır. İşte o zaman, zalimler nasıl bir inkılap ile devrileceklerini bileceklerdir.

 

Bu Basın Açıklamasını İndirmek İçin Lütfen Tıklayınız!