No: TR–BA–2013–MB–TR–0001

 

H. 01 Rabi’ul Evvel 1434
    M. 13 Ocak 2013

-Basın Açıklaması-

Kur’an-ı Kerim’e Saldıran Kâfir Amerikalılar Hala Burada Barınabilecekler mi?

 

Yılbaşı gecesi, Adana bulunan İncirlik Hava Üssü’ndeki Amerikalı askerlerin sarhoş olduktan sonra 10. Tanker Üs Komutanlığı’nın içerisindeki camiye girerek tahrip ettikleri ve camide bulunan Kur’an-ı Kerim’leri yırttıkları basına yansımıştır.

 

Bu olay kâfir Amerika’nın ve insanlıktan nasibini almamış olan iğrenç askerlerinin, Müslümanların topraklarında ve yine Müslümanlarca kutsal sayılan kitabımız Kur’an-ı Kerim’e karşı yaptıkları ilk hakaret değildir. Hatırlanacağı üzere daha önce Irak’ta ve Afganistan’da bu tür olaylar yaşandığı gibi, Amerika’nın Florida eyaletinde de bir papaz tarafından Mushaf-ı Şerifimiz yakılmıştı. Kendilerince başka ülkelerde yapıldığı için bunu mazeret göstererek bu menfur saldırılara karşı ses çıkaramayan Türkiye yöneticileri, şimdi kendi topraklarını garnizon gibi kullanmasına izin verdiği Amerikan askerlerinin İncirlik üssündeki camiyi tahrip etmelerine ve mukaddes kitabımızı yırtmalarına da ses çıkaramamıştır.

 

Hükümet yetkilileri ve Başbakan Erdoğan, bu iğrenç saldırı karşısında henüz konuşmamıştır. Bu gibi olaylar karşısında esip gürlemeyi çok iyi bilen Başbakan neden bu olay karşısında sessiz kalmaktadır. Genelkurmay Başkanlığı yaptığı açıklamada olayı sadece birkaç cam kırığı şeklinde değerlendirmiş ve mukaddesatımıza yapılan bu saldırıların faillerini bulmak yerine, bu olayı kamuoyuna duyuran askerin kim olduğunu araştırmaya koyulmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı ise askeri üsde bulunan caminin diyanete bağlı bir cami olmadığını bu sebeple bir şey yapamayacaklarını -tapusu kendisinde olmayan camilere ve içindeki mukaddesata hakaret edilebileceğini- açıklayarak düşük bir tavır sergilemiştir.

 

Kuşkusuz tüm dünyanın alışageldiği bu davranışlar, Batı hadaratına aykırı değildir. Bilakis onların bu davranışları, İslam ve kutsallarına olan düşmanlıklarından kaynaklanmaktadır. Batı dünyası, Müslümanlar ile hiçbir zaman dost olmamış ve olmayacaktır. Amerika’nın Türkiye ile dost ve müttefik olduğunu söylemesi ise menfaatinin gerektirdiği ve herkesçe malum olan koca bir yalandır. İşte kâfir Batı’nın ve Amerika’nın gerçek yüzü budur. Bu çirkin yüzü Müslümanlar Ebu Gureyb’te, Felluce’de, Afganistan’da, Somali’de ve şimdi de İncirlik’te görmüşlerdir. Peki, Amerikalılar Müslümanların gerçek yüzünü ne zaman göreceklerdir? Kendi ülkelerinde bunlar yaşanırken, yeryüzünün en gaddar topluluğu olan ABD yönetimi ile ilişkilerini nasıl devam ettireceklerdir? Kendi kutsal kitaplarına bu hakareti reva gören Amerikalılara hadlerini bildirmeyecekler midir? Onları Müslümanların topraklarından def etmeyecekler midir?

 

Artık açıkça görülmüştür ki İslam’ın ve Kur’an-ı Kerim’in kutsiyetini koruyacak, Müslümanların kanlarını ve onurlarını yükseltecek olan ABD ve Batılı devletler ile işbirliği yapan bu laik, demokratik yönetimler değildir. Onların asla efendilerinin askerlerini kovma cüreti olamaz. Her tarafta hakarete maruz bırakılan mukaddesatımızı ve her tarafta kanları akıtılan Müslüman kardeşlerimizi koruyacak olan, yalnızca İslam’ın devleti Râşidî Hilâfet’tir. Dinine, Kitabına ve mukaddesatına bağlı tüm Müslümanları, yöneticilerini hesaba çekmeye ve Raşidi Hilafet Devleti’nin bir an önce kurulması için bizimle birlikte çalışmaya davet ediyoruz.

 

وَلاَ تَحْسَبَنَّ اللّهَ غَافِلاً عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ الأَبْصَارُ “Sakın Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.” [İbrahim 42]

 

Bu Basın Açıklamasını İndirmek İçin Lütfen Tıklayınız!