Ayın Konusu

İnceleme

Soru-Cevap

Kitap Tanıtım

Hakkımızda

Ana Sayfa
Kitap
Beyan
Yeni Sayı
Arşiv
Haber
Sizden Gelen
Link
Email
İslam Devleti
İslam'a Davet
Hizb-ut Tahrir
Hilafet Nasıl Yıkıldı
İslam Şahsiyeti
İslam'da İctimai Nizam
İslam'da Yönetim Nizamı
İslam'da Ekonomik Sistem
Diğer kitaplar için tıklayınız

Sömürgecilik Ümmetin Uyanışı İle Son Nefesini Veriyor!

Hizb-ut Tahrir, Pakistan Vilayeti 26 Ekim günü, Cuma namazından sonra ülke çapında beş kentte yaptığı gösterileri başarıyla tamamladı. Bu gösteriler halkın büyük bir çoğunluğunun önemli ölçüde takdirini ve desteğini kazanırken, yetkililerin düşmanca tepki vermesine neden oldu.
Binlerce müslüman gösterilere katıldı. Birlik olmaya ve mitinglere katılmaya çağıran beyannameler dağıttı. Çağrılara önemli ölçüde destek verildi. Hatta devlet görevlilerinden bile destek verenler oldu.

Örneğin üst düzey bir polis müdürü; Silahlı kuvvetleri Haçlı savaşçılarına karşı savaşmaya ve güç sahiplerini yönetimi İslam Nizamı ile değiştirmeye davet eden çağrıları desteklediğini ve bunun yegane pratik çözüm olduğunu açıkladı. Yine hükümetin durumu izlediği ve buna önem verdiği için, müsamaha göstermeyeceğini söyledi. Ayrıca devletin, Amerika’ya karşı atılan sloganların Amerikancı politikaların hiçbirini tehdit etmeyeceğini bildiğini de sözlerine ekledi. Birçok insan yönetimdeki değişimin ve Pakistan’daki Amerikan ve İngiliz köklerinin ve kalıntılarının yok edilmesinin tam zamanı olduğunu açıkça ifade ediyor. Ayrıca hükümet değişikliğinin yeterli olmadığı aksine sistemin tümüyle değişmesinin kaçınılmaz olduğu da vurgulanıyor. Bu çağrıya verilen destek muazzamdır ve bu destek; Hizb-ut Tahrir’in geniş halk kitleleri ile temas etmesinin bir sonucu olarak günden güne artmaktadır.

Hükümet son adımlarını atıyor.

Hükümetin cevabı ise, beklendiği gibi aşırı ve düşmanca oldu. Buna rağmen hükümet yalnız kalmaktan kurtulamadı. Batılı sömürgecilerin kökünün kazınmasını ve İslam’ın gelmesini isteyen Ümmetin önünde, maskesi düştü.

Bu aşırılığını Lahor’da yapılan gösteriyi, yerel bir hükümet yetkilisinin emriyle çok sıkı önlemler alarak da gösterdi. Hükümet biliyor ki; attığı bu adımlar, onun son adımlarıdır.

Herkesçe desteklenen bu çağrının düşmanca cevabı, özellikle Pencap’da çok sert oldu. İslamabad kentinde iki Hizb-ut Tahrir üyesi gözaltına alındı. Lahor’da ise, bir istihbarat ajanının emriyle, şimdiye kadar görülmemiş çoklukta polisle miting alanı kuşatıldı.

Cuma günü de namazdan önce, silahlı yaklaşık kırk polis memuru Hizb-ut Tahrir Pakistan Sözcüsü’nün bürosunun kapısına önüne konuldu. Cuma namazından hemen önce, gösteriye bir saat kala; Hizb-ut Tahrir Pakistan Sözcüsü Navid Butt, Şuheda Mescidi’ne namaz kılmak üzere gitmek için ısrar etmesine rağmen, kendisine izin verilmeyerek tutuklandı. İlk Bilgi Raporu (FİR)’da çok saçma bir biçimde Navid Butt’un gösterileri yönlendiren baş aktör olduğu gerekçesiyle tutuklandığı ifadesi yer aldı. İlk Bilgi Raporu’nun uydurma ve yalanlarla dolu ithamlarında; gösterilerin kargaşa çıkarmaya yönelik, barışçıl olmayan ve insanları kötü yönde tahrik eden gösteriler olduğu şeklinde mesnetsiz sözler de sarf edildi. Şu anda sayın Navid Butt beraberinde bulunan 3 Hizb-ut Tahrir üyesi ve diğer 2 kişi ile birlikte Kot Lakhpat’da anti-terörizm mahkemesinde yapılacak duruşmayı beklemektedir.Laikliğin sonu geliyor. Hilafet'in ve sömürgecilerden kurtuluşun vakti yaklaşıyor. Ey Rabbimiz! Sen bizim şahidimizsin. Çalışmalarımızı, uğruna kurban ettiklerimizi ve dualarımızı kabul et! Amin.

www.khilafah.com.pk 2 Kasım 2001

 

Pakistan Hükümeti Raşidi Hilafet Çağrılarını Terörist Bir Fiil Olarak Görüyor.

25 Ekim gecesi İSİ (Pakistan İstihbarat Teşkilatı), şuan yurtdışında bulunan eski piyade subayı Maj(Retd) Halid Butt’un oğlu 23 yaşındaki Teymur Halid Butt’u zorla gözaltına aldı. Elleri kelepçelenmek ve gözleri bağlanmak suretiyle bilinmeyen bir yere götürülerek, ona bir terörist gibi davrandılar. Yüksek lisansını bitiren bilgisayar yazılım mühendisi Teymur Butt, hükümet tarafından sadece Hizb-ut Tahrir’in aktif bir üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Teymur Butt’un tek suçu; Afganistan’daki müslümanların kanlarının dökülmesinde kafir Amerika ile işbirliği yapan Pakistan yönetimini kınamak ve silahlı kuvvetlere görevlerinin sadece Raşidi Hilafet’i kurmak olduğunu hatırlatmak amacıyla Pindi kentinde yapılan bir mitinge katılmaktı.Bugün İslam Dünyasına musallat olmuş yönetimlerin tek gayesi; İslam Ümmeti’ni ve İslam Dini’ni korumak yerine, kafir Batı’nın menfaatlerini ve küfür ideolojisini korumaktır. Bundan dolayı onların, sadakatlarının bir göstergesi olarak, müslümanlara karşı Amerika’nın yaptığı zorbalıkları haklı çıkarmaya çalışmaları şaşırtıcı değildir. Öyle ki; hak sözü yüceltmek için mücadele eden, küfrün ve zulmün her çeşidine cephe alan samimi müslümanları terörist olarak damgalamaktan geri durmuyorlar.Hizb-ut Tahrir yaklaşık elli yıldır İslam Ümmeti’ni kalkındırmak için ümmet içerisinde çalışmaktadır. Bu süre boyunca, haksız ve suçlu bulunan ve İslam hükümlerini tatbik etmeyi reddeden müslümanların başındaki yönetimlere karşı, doğruyu söylemek ve hak sözü yükseltmek ile kendisini sınırlandırdı. Bu nedenle; Hizb-ut Tahrir kesinlikle maddi veya şiddete dayalı saldırıların hiçbir çeşidini benimsemez. Çünkü Hizb, yeniden bir İslam Devleti kurmak üzere izlediği metodunu; Medine’de şiddet kullanmaksızın ilk İslam Devleti’ni kuran Peygamber (s.a.v)’den almıştır. Buna rağmen Hizb-ut Tahrir, “terörist örgüt” olarak damgalanmaktadır. Oysa bu damgayı vuran Batı tabanlı devletlerin; benimseyip tatbik edeceklerine, İslam’a ve sözün doğrusuna düşman olmayı tercih ettikleri artık fark edilir bir gerçek haline gelmiştir.

Hizb-ut-Tahrir Pakistan Sözcülüğü 30 Ekim 2001

 

 

Yukarı