Ana Sayfa

Ayın Konusu

İnceleme

Soru-Cevap

Kitap Tanıtım

Hakkımızda

Ana Sayfa
Kitap
Beyan
Yeni Sayı
Arşiv
Haber
Sizden Gelen
Link
Email
İslam Devleti
İslam'a Davet
Hizb-ut Tahrir
Hilafet Nasıl Yıkıldı
İslam Şahsiyeti
İslam'da İctimai Nizam
İslam'da Yönetim Nizamı
İslam'da Ekonomik Sistem
Diğer kitaplar için tıklayınız

Arap Yöneticileri Ve FKÖ Sultası,

Amerika’nın En Çirkin Entrikalarını Halkın İstekleri Adı Altında Uyguluyorlar

 Bugünlerde Amerika ve yahudilerin isteği üzerine, Arafat yönetiminin yeniden yapılanma girişimleri dalga dalga yayılmaya başladı. Amerika ve yahudilerin bu talebi nasılda çarçabuk karşılık buldu. İlgili kişiler hemen de bu ıslahatın, birilerinin emriyle olmadığını yönetimin bizzat kendi kararı olduğunu konuşmaya başladılar. Şu var ki; Filistin halkı ve Müslümanlar, yönetimin neler çevirdiğini ve FK֒nün yetkili kişilerinin yapmakta oldukları şeyin aslında ilk olmadığını, bilakis ortaya çıktığı ilk günden beri durumunun hiç değişmediğini ve aynı yolda yürüdüğünü kavramış bulunmaktadırlar. Öyle ki; bu örgüt, şehadet eylemlerini hor olarak kullandı (barış görüşmelerine bir alt yapı haline getirdi). Halkın yaralanıp öldürülme pahasına, kendini feda ettiği birinci intifada eylemlerini ve halkın çektiği külfetleri uğursuz Oslo antlaşması hesabına istismar etti. Aynı örgüt bugün de, yahudilere karşı hala devam eden direniş, Filistin Meselesi’nin geri kalan kısmını bitirmek için kullanmaya koyulmuştur. Bu kadar yaralanmalar, tutuklanıp toplama kamplarına götürmeler, bunca ızdırab, sıkıntı ve akıtılan bunca nezih kanlardan sonra FKÖ; kendi ilgili organlarını ıslah etme ameliyesiyle karşımıza çıktı. Halbuki mevcut yönetim seçimle gelmişti. Şimdi ise mevcut yönetim teşkilatı, “ıslah” adı altında (hiyerarşisi ve biçimi yok farz edilmektedir). Tıpkı bunun gibi, daha önce yapılmış olan ve mevcut durumu ortaya çıkaran seçim de bir mana ifade etmemiş olmaktadır.

Gerçek şu ki; bu yönetim ve örgütün başı, yahudi varlığını yerleştirip Filistin meselesini (ortadan kaldırmak için) belediye, milletvekili ve başkanlık seçimi düzenlemek, ipleriyle Amerika ve ona destek olan Batılı devletlerin ördüğü entrikaları sarmaya çok kesin kararlıdır. Kendilerini seçenlerin elleriyle Filistin halkı adına yahudilerle antlaşmalar yapıp, varlıklarını meşrulaştırarak ihanet olan barışı sağlamak istemektedirler. Bu nedenle; seçimler yoluyla FKÖ yönetim organlarının ıslahından söz etmek aslında bir aldatma ve yalandır. Hiç kimse buna inanmamaktadır. Belli bir süre işinin başında olan ve doğru yolda olduğuna inanan ve bununla övünen hangi komutan, durup dururken yalnız yolda ve fesat üzere olduğuna inanır. Üstelik FK֒nün organlarının fesada karıştığını, ıslahata muhtaç olduğunu söyleyen Şaron ve Amerika olunca!..

Yönetim kadrosunu yenileme iddiası aslında, gelmekte olan yeni merhalede yapılacak işlerin itirazla karşılanmaması içindir. Muhtemelen direniş sayılan her söz ve amel, seçkin Filistin halkı için şiddet, terör ve tahribat olarak değerlendirilecektir. Örgüt liderinin her fırsatta dile getirdiği gibi, bu nevi söz ve eylemler, Filistin halkının yüksek menfaatleri için zararlı addedilecektir. Aynı hazırlık çerçevesinde, yasa ve kanunlarla bazı tavizler imza altına alınacaktır. Örneğin su, yerleşimciler, başkanlık, mülteciler, sınırlar ve Kudüs gibi konular yasa ve kanunlarla belirlenecektir. Muhtemelen efendileri Amerika ve İsrail’in gösterdiği, adına ıslahat dediği her şeyi ve güvenlik organlarını yenileyeceklerdir ki; Filistin halkının kendisini koruduğu ve intikam aldığı bütün mukavemet biçimleri yasaklansın. İşte bütün bunlar aslında İsrail denen varlığın gerçekleştirmekte aciz kaldığı icraatlardır ki; FKÖ bunu sağlayarak yahudileri korumuş olmaktadır.

Seçim meselesine gelince; bu aslında yeni bir oyalama taktiğidir ki, bununla evlat acısıyla yüzünü döven anneler, inleyen yaralılar, açıkta (toplama kamplarında) yaşayanlar ve en çirkin bir şekilde sürgüne gönderilenler ve bu gasp edilmiş ülkede zillete duçar olmuş bütün kesimler oyalansın, kandırılsın. İslam ülkelerinde yapılan seçimlerin hangisinin gerçek olduğuna kim inanır? Sömürgeci kafirler, zalim partileri ve örgütleri başımıza musallat eden en büyük aldatmaca bu yalan seçimler değil midir? Muhakkak ki; Filistin’deki seçim, sair Müslüman memleketlerinde yapılan seçimlerden farklı olmayacaktır. Nitekim Pakistan’da Amerikan uşağını Müslümanların başına getiren yine bu seçim değil midir? Afganistan hakeza! Sudan’da da Amerikan askerlerini Nobe bölgesine yerleştiren, Ömer Beşir’i iktidara getiren de aynı seçimdir. Aynı şekilde Cezayir’de ülkeyi kan gölüne çeviren, askeri yönetimi getiren, Tunus’ta Zeynel Abidin’i ömrünün sonuna kadar iktidarda tutan yine seçimler olmuştur. Müslüman memleketlerinde seçim ile iktidarın el değiştirdiğini söyleyecek biri var mı? Varsa çıkıp söylesin de bunda bir hayır olabileceğini umalım!

İslam ülkelerinde yapılan seçimler böyledir. Filistin’deki yapılan seçimler ise daha büyük bir felaket ve beladır. Çünkü bu seçimlerin ilk yansıması, yahudilere teslim olmaya onay veren bir ihanet olacaktır. Hiç kuşkusuz ki Amerika ve İngiltere kuklaları ve yahudi dostu olan bu işbirlikçiler, başta kaldıkları sürece ihanet görüşmelerine katılmayanlara daha ağır basacaktır. Bunu meşrulaştırmak için de seçimi kullanacaklardır. Bu demek oluyor ki; FK֒nün meydana getirdiği yenilgi sonuçlarına demokrasi kisvesi altında halkın istekleri olarak kabul ettirilecektir. Bu seçim komedisiyle yalancı bir zafer ve rahatlama atmosferi oluşturulacak, halkın ödediği ağır bedel, çektiği büyük sıkıntı ve ızdırab bu ihanet ateşine odun ve yakıt yapılarak heba edilecektir.

Halkı minnet altında bırakmaya yarayan “Filistin Devleti” meselesine gelince; O Amerika’nın 1947’den beri Filistin’i paylaştırırken aldığı bir karar idi! Şu anda ondan söz etmek aldatıcı bir seraptan başka bir şey değildir. Sözü edilen devlet olsa olsa kökünden koparılmış ve silahtan yoksun bırakılmış bir oluşum olacaktır. Yahudilerin güvenliğini sağlamaktan başka bir görevi olmayacaktır. Ekonomisi bile yahudi varlığının ekonomisine bağlı olacaktır. Orada kurulacak pazarların ekseni ise günah, kumar ve faiz olacaktır. Bakanların ve bürokrasinin maaşlarını bile Müslüman memleketlerini sömüren kafir devletler ödeyecektir. Bu çarpık sözde devletin ne yerde, ne hava sahasında, ne sınırlar üzerinde ve ne de sular üzerinde herhangi bir hakimiyeti olmayacaktır. Arap devletçiklerin sayısını artıran ve anahtarı üç beş Amerikalı ve yahudinin elinde olan bir devletçik olacaktır. Mevcut olan malum devletlerin bize bir yararı olmuş mudur? Ya da üzerimize çöken düşman hakimiyetini ve zilleti kaldırmışlar mıdır? Allah rahmet eylesin şunu diyen ne güzel demiş: Nice ayakkabılar vardır ki; yalınayak gezmekten beterdir.

Ey Müslümanlar!

Muhakkak ki; bu seçimlerin bir hile, bir aldatmaca, bir iftira ve içine komplo ve entrikaların zehiri akıtılmış habis bir düşünce olduğunu açıkça gördünüz. Onun günahından beri olup, utancından ve ateşinden uzak durmalısınız. Amerika ve Batı’nın uşak ve kuklalarından ve entrikalarından kaçının! İhanet kutlamalarına iştirak etmeyin! Artık herkesin tanıdığı bu hainlik planlarına alet olmayın! Ondan bir parça olmaktan sakının!

 İslami hareketlerin ihlaslı evlatlarının ayaklarının kaymaması için onları uyarıyoruz. İhanetin sembolü olan FK֒nün nefsini şeytana satan üyeleriyle birlikte olmasınlar! Bilakis onlardan; bu örgütün ihlaslı mücahidlerin fedakarlıklarını, Amerika’nın gösterdiği yola girmesi için köprü olarak kullanmasına engel olmalarına çağırıyoruz. Ayrıca onları, hainlerden beri kılarak, gerçek manada kurtaracak ve onlara izzet ve ikbal verecek olan, İslam Devleti’ni kurmak için çalışmaya davet ediyoruz!

“Ey iman edenler! Allah’a, Rasulü’ne ihanet etmeyin! (Sonra) size verilen emanetlere bile bile ihanet etmiş olursunuz.” [Enfal 27]

Hizb-ut Tahrir

H. 23 Rabi’ul Evvel 1423

Filistin 

M. 04 Haziran 2002

Yukarı