Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Irak Vilâyeti

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

İyâd ‘Allâvi Irak’ta âcil durum îlan etti. Böylece işgâlci ve istilâcı Amerikan kuvvetlerinin, Irak’ta Kâfir işgâlciye karşı mücadele eden İslâmî direnişi durduracakları düşüncesiyle daha önceden en-Necef, el-Eşrâf, es-Sadr ve Sâmir⒠kentlerini yakıp yıktıkları gibi el-Felluce kentini de harap etmelerine yeşil ışık yaktı. Onlar, direnişçilerin zorbalıkları karşısında boyun bükeceğini, böylelikle Irak’taki siyâsî, ekonomik ve ideolojik gücü ele geçireceklerini, işbirlikçilerine bir takım aşağılık ve ucuz konumlar verebileceklerini ve böylece Vatanî Meclis (Ulusal Konsey) dedikleri şey lehine seçimlerde sahte ve suni bir başarı elde edebileceklerini sanmaktadırlar. Kaldı ki işgâlin gölgesinde yapılacak olan bu seçimler, Irak ile işgâlciler arasındaki ilişkilere ve bağlantılara ilişkin yasalardan ve kararlardan dilediklerini çıkarabilmelerini mümkün kılacaktır.

Amerika’ya ve işbirlikçilerine şunu söylüyoruz: Sizler hüsrana, hayâl kırıklığına uğradınız! Çünkü Irak’ın bütün kentlerini dahi harap etseniz, yine de muazzam bir Akîdenin, Akîdesinin sahipleri olan bu kahraman Müslüman halka asla gâlip gelemeyeceksiniz! Bu yeni Haçlı saldırısı, bundan önceki gibi hezîmet ile sonuçlanacaktır. Aynen Tatarların uğradıkları hezimet gibi aşağılanacaksınız! Irak azîz ve mağrur İslâmî beldelerden biri, Râşidî Hilâfet’in beldelerinden biri olarak kalacak ve Bağdâd önceden olduğu gibi yeniden İslâmî Devlet’in başkenti olacaktır.

Ey Irak’taki Müslümanlar!

Gevşemeyin ve üzülmeyin! Allah’ın izniyle üstün gelecek olanlar sizlersiniz! Eğer siz Allah’ı [O’nun Dînini] nusrete, zafere ulaştırırsanız Allah da size nusret, zafer verir ve ayaklarınızı [Dîni üzere] sâbit kılar. Öyleyse haydi Cihâdınız; O’nun yolunda, O’nun Kelimesini yüceltmek uğrunda ve O’nun Dînini zafere ulaştırmak üzere olsun!

Müminler içinde, Allah'a verdikleri söze sâdık olan nice adamlar vardır. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir. Kimi de (şehâdeti) beklemektedir. Onlar asla (sözlerini) değiştirmemişlerdir. [el-Ahzâb 23]

 

 HİZB-UT TAHRİR
 Irak Vilâyeti
H. 26 Ramazan 1425
M. 09 Kasım 2004

| ANASAYFA | BEYANLAR | KİTAPLAR | YENİ SAYI |