Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Sudan Resmi Sözcülüğü

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

Bağımsızlık yada Parçalanma Kutlaması

Bağımsızlık terimi, Müslümanlar tarafından daha önce bilinen bir şey değildi. Ne zaman ki Batılı kapitalist hadarat mevcut sömürgeciliğini ve yayılmacılığını diğerlerine karşı taşımaya başladı, ne zaman ki diğer milletlerin servetlerini gaspedip onları köleleştirmeye girişti, o zaman böyle bir terim içimize girdi. Böylece Sudan’da halk her yol Ocak ayının ilk gününü, Bağımsızlık Bayramı olarak kutlar oldu. Peki Sudan’ın bağımsızlığı ne demektir? Buna yanıt verebilmek için, vakıanın hakikatini anlamak bakımından bu günden önce ve sonra meydana neyin geldiğine bakmamız gerekir.

1954 yılında, sömürgeci kâfir, işgâl altında bir yönetim konseyi oluşturdu. O konsey, tıpkı bugün Irak’ta Amerika işgâli altında oluşturulan Irak Yönetim Konseyinin bir benzeriydi. O zaman o konseyden sömürgeci kâfir tarafından hazırlanan parçalanmayı kabul etmesini ve Bağımsızlık dedikleri şey ile Sudan’ı Ümmetin vücudundan koparmasını istedi. Bu sırada İngiliz güdümünde olan Müslümanların bazı evlatları açığa çıktılar ve “Sudan Sudanlılarındır” diye buna çağrıda bulunmaya başladılar. Diğerleri de Nil Vadisi’nin birliğine dâvet ediyorlardı. Birlik çağrısında bulunanların ezici çoğunluğuna rağmen, -ki Ümmetin çoğunluğu vahdetten yanaydı- buna karşı gerisin geriye birliğe döndüler ve 19.12.1955’te Mecliste, self-determinasyon hakkını kullanarak Mısır’dan ayrıldıklarını îlan ettiler! Sömürgeciliğe gelince; o topraklarımızı bırakıp gitmedik. Aksine şu iki sebeple görüntüsünü değiştirdi: Birincisi: İlkel askerî sömürgecilik üslubuna karşı devletlerarası bir kamuoyu vardı. İkincisi: Sömürgeci kâfir plânladığı gibi; yönetim, ekonomi, siyâsî ve eğitim sistemleri ile diğer idarelerin tümünün Müslümanlar tarafından yürütüldüğünden emindi. İşte, Sudan’daki İngiliz yayılmacılığını miras alan Amerikan yayılmacılığı, Sudan’ı parçalamak ve sömürgeci İngilizin başlattığı şeyi sürdürmek üzere yeni bir kılıf ile karşımıza çıktı. Bu da Güney Sudan’ın parçalanması ile içerisinde hristiyan vasıflı bir devletin kurulmasından sonra Sudan’ın kalan bölgelerinin de zayıf, etkisiz ve küçük varlıklara dönüştürülmesidir ki kolaylıkla ezilsin, yutulsun, hazmedilsin! İşte bu operasyon da tıpkı Sudan Mısır’dan koparılırken yapıldığı gibi, Temmuz 2002’de imzalanan Mişâkus Protokolü uyarınca Güney Sudan halkına verilen aynı self-determinasyon hakkı yani “ayrılma hakkı” ile yapılacaktır! İşte bu cürüm, “Sudan’ın Bağımsızlığı” denilen Sudan’ın Mısır’dan koparılması cürümünün anısına işlenecektir! Güney isyancılarının elebaşı John Garang’ın üvey evladı Yaser ‘Arman’ın, 22.12.2004’te eş-Şark-ul Evsat gazetesinde yer alan demecindeki şu sözü buna işâret etmektedir: “Güney’de barışı sağlamak, Sudan için yeni bir bağımsızlık mesâbesinde olacaktır.”

Gerçekten şu vahim hâlimize üzülmemiz ve Bağımsızlık [Parçalanma] adı altında nereye vardığımıza bakıp ibret almamız, gafletimizden uyanıp hayatımızda küçük-büyük her meseleyi İslam esasına dayandırarak çözmemiz gerekir. Gaspedilmiş otoritemizi tekrar elimize geçirmemiz ve Nübüvvet Minhâcı üzere Râşidî Hilâfet’in râyesi, bayrağı gölgesinde İslâmî hayatımızı yeniden başlatmamız gerekir. İşte ancak ondan sonradır ki gerçekten mutlu olabilir, kutlanacak seçkin anılara sahip olabiliriz.

İşte o gün, mü’minler de Allah’ın zaferiyle ferahlayacaklardır. O dilediğine zafer verir ve O ‘Aziz’dir, Rahîm’dir. [er-Rum 4-5]

 

İbrâhim Usmân (Ebu Halîl)
 HİZB-UT TAHRİR
Sudan Resmi Sözcüsü
H. 19 Zilka'de 1425
M. 30 Aralık 2004

| ANASAYFA | BEYANLAR | KİTAPLAR | YENİ SAYI |