4- REHİN /İPOTEK


Rehin, lügatte; sâbitlilik, süreklilik demektir. Denildi ki; o, hapistendir/alıkoymadandır. Allahu Teâlâ şöyle dedi:

 كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ “Herkes, kazandıklarına bir rehindir.”[1]

 كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ “Her nefsin kazandığına karşılık bir rehindir.”[2]

Yani mukayyeddir /sınırlıdır /bağlıdır demektir.

Şeriata göre rehin; borçludan borcu tam olarak alamadığında değerinden hakkını alması için borca vesika/belge/güvence yapılan maldır. Bu caizdir ve şeriatın caiz kıldığı muamelelerdendir. Delili de Kitap ve Sünnettir.

- Allahu Teâlâ şöyle dedi:

وَإِنْ كُنتُمْ عَلَى سَفَرٍ وَلَمْ تجِدُوا كَاتِبًا فَرِهَانٌ مَقْبُوضَةٌ “Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir.”[3]

- Buhari, mü’minlerin annesi Aişe (r.anha)’dan şunu rivayet etti: “Nebi (u), bir yahudiden bir süre vade ile bir yiyecek satın alıp ona demirden bir zırhı rehin verdi.”[4]

- Tirmizi, İbn Abbas’tan şunu rivayet etti: “Nebi (u), zırhı, ailesi için aldığı yirmi sa’a/ölçek yiyeceğe rehin olduğu halde vefaat etti.”[5]

- Buhari, Enes’ten şunu rivayet etti: “Nebi (u), Medine’de kendisine ait zırhı bir yahudiye rehin vererek, ondan ailesi için arpa aldı.”[6]

Rehin, yolculukta da, yerleşik yaşamda da caizdir. Çükü ayette geçen;  وإن كنتم على سفر “Yolculukta olur da” (Bakara: 283)  kelimesi, bir durumun vakıasını açıklamaktır, kayıdlamak/sınırlandırmak değil. Bunun delili, Nebi (u)’in demirden zırhını rehin olarak vererek bir yahudiden yiyecek satın almasıdır. O zaman Nebi (u) Medine’de idi, yolculukta değil.

Rehin, aynı sözleşmede teslim alınmadıkça caiz olmaz. Çünkü Allahu Teâlâ şöyle diyor:  فرهان مقبوضة “teslim alınmış rehin.” Rehinde kabzetme/teslim alma sıfatı, ona el koymaktır. Rehin, taşınabilir şeylerden ise kendisine taşımasıdır. Ev, arazi gibi taşınamayan şeylerden ise, onun kontrolüne el koyar. Yani onu teslim alması, rehin verenin kendisi ile rehinle borç verenin arasındaki engeli boşaltmasıdır. Rehinin teslim alınmasında vekil tayin etmek, rehinin gerektiğinde ve diğer hükümlerinde kendisinin teslim alması yerine vekilin teslim alması caizdir.

Alış-verişi caiz olan her hususta rehin caizdir. Alış-verişi caiz olan her malın rehin verilmesi de caizdir. Çünkü rehinden kast olunan; rehin verenin zimmetinden borcunun alınmaması durumunda rehinin bedelinden borcun alınabilmesini temin etmek için borca güvence vermektir. Şarap, put gibi ve vakıf, rehin mal v.b. alış-verişi caiz olmayan şeylerden rehin verilmesi caiz olmaz.

 



[1] Tür: 21

[2] Müddesir: 38

[3] Bakara: 283

[4] Buhari

[5] Tirmizi

[6] Buhari