MADDE-40: “Halifenin halinin, kendisini Hilâfet’ten dışarı çıkaracak derecede değişip değişmediğine sadece Mezalim Mahkemesi karar verir. Sadece Mezalim Mahkemesi halifeyi azletme ya da uyarma yetkisine sahiptir.” Bu maddenin delili şöyledir: İçerisinde halifenin azledildiği ve halifenin azledilmeye müstahak olduğu hususlardan bir hususun meydana gelmesi, ortadan kaldırılması gereken zulümlerden bir zulümdür. Bu zulüm, aynı şekilde ispat edilmeye ihtiyaç
MADDE-40: “Halifenin halinin, kendisini Hilâfet’ten dışarı çıkaracak derecede değişip değişmediğine sadece Mezalim Mahkemesi karar verir. Sadece Mezalim Mahkemesi halifeyi azletme ya da uyarma yetkisine sahiptir.”
Bu maddenin delili şöyledir: İçerisinde halifenin azledildiği ve halifenin azledilmeye müstahak olduğu hususlardan bir hususun meydana gelmesi, ortadan kaldırılması gereken zulümlerden bir zulümdür. Bu zulüm, aynı şekilde ispat edilmeye ihtiyaç duyulan hususlardan bir husustur. Bunların ispatı da mutlaka bir kadı’nın/ yargıcın önünde olması gerekir. Madem ki Mezalim Mahkemesi,bu zulümlerin ortadan kaldırılması hükmünü verendir ve onun kadısı, zulmün ispatında ve hakkında hüküm vermekte yetki sahibi olandır. Onun için,yukarıda geçen on halden bir halin vukuu bulup bulmadığına ve halifenin azledilmesine karar veren Mezalim Mahkemesi’dir. Ancak bu hallerden bir hal halife için hasıl olunca o kendisi görevden çekilirse iş bitmiştir. Fakat müslümanlar, bu hallerin hasıl olmasından dolayı halifenin görevden çekilmesi gerektiği görüşündeler ve halife bu durumda onlarla çekişince, bu hususta çözüm için Allahu Teâlâ’nın şu sözünden dolayı mahkemeye başvurulur:
فَإِنْ تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللَّهِ وَالرَّسُولِ “Eğer bir şeyde çekişirseniz, onu Allah’a ve Rasulü’ne götürün.”[1]
Yani, siz ve “veliyyül-emr” (yönetici) çekişirseniz demektir.
İşte bu halifenin azledilmesi hususu ise ümmet ile “veliyyül-emr”
arasında bir çekişmektir. Onu Allah ve Rasulü’ne götürmek, onu mahkemeye yani Mezalim Mahkemesi’ne götürmektir.
[1] Nisa: 59