Yükseköğretim; okul öğretiminin ardından gelen örgün öğretimdir.

1- Yükseköğretimin hedefleri:

  • Yükseköğretim öğrencilerinin, okuldaki öğretim merhalesinde oluşturulan İslami şahsiyeti iyice yerleştirmek ve derinleştirmek, ümmetin hayatî meselelerini korumada ve hizmetinde lider olması için bu şahsiyeti yükseltmektir. Ümmetin hayatî meseleleri; İslam’ın, Müslümanlara ölüm-kalım tavrı almalarını zorunlu kıldığı hususlardır. Dolayısıyla İslam, yönetim nizamı olarak tatbik edilmediğinde, Müslümanların ölüm kalım meselesi, Hilafetin ikamesi ve Allah’ın indirdikleri ile yönetimdir. Hilâfet Devletinin varlığında ise ümmetin hayatî meselesi; Hilafet Devleti’ni korumak, İslam’ın ümmet içinde uygulanır ve canlı kalmasını sağlamak, daveti dünyaya taşımak ve Ümmetin ve devletinin vahdetini tehdit eden hususları engellemektir. Bu hayatî meselelerin ümmetin aklında ve vicdanında canlı ve uyanıklılık merkezinde kalması için, bu hayatî meselelere hizmet eden İslami Kültürün öğretimini, uzmanlık alanlarına bakmaksızın yükseköğretim öğrencilerinin tamamı için devam ettirmek kaçınılmazdır. Bu fıkıh, hadis, tefsir, usûl ve benzerleri gibi bütün bölümleri ile İslami kültür öğretimindeki derinleşme ve uzmanlaşmaya ilavetendir. İslami Kültürün bu uzmanlık bölümleri sayesinde gerekli olan âlimlerin, müçtehitlerin, liderlerin, düşünürlerin, kâdıların, fakihlerin ve benzeri şahsiyetlerin artması sağlanabilir. Ta ki ümmette sadece İslam canlı kalsın da ümmet onu tatbik etsin, korusun ve cihat yoluyla bütün insanlara taşısın. Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: صنفان من الناس إذا صلحا صلح الناس وإذا فسدا فسد الناس: العلماء والأمراء “İnsanlardan iki sınıf vardır ki onlar düzelirse insanlar düzelir, onlar bozulursa insanlar bozulur. Onlar: alimler ve yöneticilerdir.” [Ebu Nuaym, el-Hılye kitabında rivayet etti] Ve Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: لا تَسْأَلُونِي عَنِ الشَّرِّ وَاسْأَلُونِي عَنِ الْخَيْرِ يَقُولُهَا ثَلاثًا ثُمَّ قَـالَ أَلا إِنَّ شَـرَّ الشَّـرِّ شِرَارُ الْعُلَمَاءِ وَإِنَّ خَيْرَ الْخَيْرِ خِيَارُ الْعُلَمَاءِ “Bana şerden sormayın. Bana hayırdan sorun. Bunu üç defa söyledi. Sonra da şöyle dedi: Dikkat edin! Şerrin şerri alimlerin şerlileridir. Hayrın hayrı da âlimlerin hayırlılarıdır.” [Dârimî, el-Mukaddime kitabında rivayet etti] Dolayısıyla hayırlı alimleri yetiştirmeye önem verilmesi kaçınılmazdır.
  • Ümmetin hayatî maslahatlarına hizmet etmeye muktedir olan adamlar ile kısa ve uzun vadeli “stratejik” plânlar koymaya muktedir adamlar yetiştirmektir. Hayatî maslahatlar, yoklukları ümmetin hayatını tehdit eden maslahatlardır. Meselâ; Ümmeti korumaya ve maslahatlarını savunmaya muktedir ve İslam risâletini taşımak için savaş yoluyla kâfirlerin üzerine gidebilmeye gücü yeten kuvvetli ordu gibi. Su, gıda, mesken, güvenlik ve sağlık hizmeti gibi zorunlu ihtiyaçların karşılanması da ümmetin hayatî maslahatlarındandır. Yükseköğretimden istenilen de; Hayatî maslahatlardan olan ziraat, su, güvenlik ve diğerleri gibi alanlarda gelişmiş üsluplar ve araçlar icat etmek için bilimsel ve işlevsel olarak ehil araştırmacılar yetiştirmektir. Bu alanlardaki yeni buluşlar ile ümmet, kendi yeterliliği ve uyanıklılığı ile işlerinin kontrolünü eline geçirir. Bu da, herhangi bir maslahat nedeniyle kâfir devletlerin etkisi altına girmekten kaçınmak için gereklidir. Zira Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur: وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلًا “Allah kâfirler için müminler aleyhine asla bir yol vermeyecektir.” [Nisa 141]

Yükseköğretimden istenilenlerden bir diğeri de; ümmetin hayatî maslahatlarını gözetip korunmasına has, özellikle de Hilâfet Devleti’nin bu maslahatların hizmeti için gereksinim duyduğu uzun vâdeli “stratejik” planların konulmasına has öneriler ve dersler sunmaya muktedir olan ilmî ve siyasî yeterliliğe sahip adamlar yetiştirmektir.

  • Ümmetin işlerinin yürütülmesi için; kadılardan, fakihlerden, tabiplerden, mühendislerden, öğretmenlerden, tercümanlardan, idarecilerden, muhasebecilerden, hemşirelerden ve diğerlerinden gerekli adamları yetiştirmektir. Muhakkak ki devletin, muamelatta ve cezalarda İslam’ın hükümlerini ihsan ile uygulaması zorunludur. Yine devletin ümmetin yaşamında gereksinim duyduğu yolları, hastaneleri, okulları ve diğerlerini temin etmesi de zorunludur. Bu uzmanlık alanlarındaki öğrenim, ümmet üzerine farz-ı kifayedir. Bunu şeriatın öngördüğü şekilde gerçekleştiren hususları oluşturmak ise devletin vazifesidir.

2- Yükseköğretimin türleri:

Yükseköğretimin başlıca iki türü vardır:

Birincisi; Kavratıcı Öğretim: (Burada kavrama daha çok araştırma üzerine olur): Bu, üniversiteler ve fakültelerde yapılan müfredat programları, seminerler, konferanslar ve çalışma masaları dâhilindeki düzenli öğretimdir. Bu öğretim; ister teknik isterse hizmet alanında olsun öğrenciyi, üniversitenin bir fakültesinde Birinci İcâzet Diploması’na ulaştırır veya İkinci İcâzet Diploması’na ulaştırır ki bugün buna “Lisans” veya “Bakalorya” derecesi denilmektedir

İkincisi; Araştırmacı Öğretim: Bu, kavratıcı öğretimden sonra gelen öğretimdir. Burada kavratmaktan ziyade araştırmaya yer verilir. Bu öğretimde öğrenci bilimsel araştırmada icat ediciliği öğrenir. Belirli bir bilimsel veya kültürel branşta uzmanlaşır. Bünyesinde dakik ve profesyonel araştırmalar yapar. Böylece daha önce ortaya konmamış yeni bir fikre ya da önermeye ulaşılır. Bu öğretim türünde öğrenci Birinci Uzmanlık İcâzeti Diploması ya da bugünkü isimlendirmeyle “master” derecesine ulaşır. Sonra da Bilimsel veya Kültürel araştırmalardan bir araştırmada İkinci Uzanlık İcâzeti Diploması’na ya da bugünkü isimlendirmeyle “doktora” derecesine ulaşır.

3- Yükseköğretim müesseseleri:

Yükseköğretimin hedeflerini gerçekleştirmek için devlet, bu hedeflerin gerçekleşmesini üstlenen birtakım müesseseler kurar. Bu müesseseler şunlardır:

1- Teknik Akademiler

2- Hizmet Akademileri

3- Üniversiteler

4- AR-GE Merkezleri

5- Askerî Akademiler

3-1- Teknik Akademiler

Bu akademilerin görevi, gelişen teknolojiler için uzman teknik elemanlar yetiştirmektir. Bilgisayar, telekomünikasyon ve diğer elektronik cihazları geliştirmek gibi, basit mesleklerin gereksinimlerinden daha derin bilimler ve bilgiler gerektiren mesleklerde, elemanlar yetiştirmektir. Bu akademilere girmek isteyen öğrencide, üçüncü okul merhalesini (36 öğretim dönemsini) bitirmiş olması şartı aranır. Okul Merhaleleri Genel İmtihanı’nı ister kazansın ister kazanmasın fark etmez. Bu akademilerdeki her bir bölüm için gereken öğretim dönemlerini ve müddetini uzmanlar kararlaştırırlar. Üçüncü Merhale Okulu’nda Sınâî Branşı bitirmiş olan öğrenciden, bu akademide hangi konuların muaf tutulacağını da uzmanlar kararlaştırırlar. Öğrenci, öğrenim müddetinin sonunda, öğrenimini gördüğü branşta Birinci İcâzet Sertifikası’nı elde eder.

Bu akademilerden bir tür de devletteki Öğretim Dairesi ile organizeli bir şekilde Ziraat Dâiresi’ne tâbi olan Ziraat Akademileri’dir. Bu ziraat akademileri, üniversite düzeyinde öğrenime gereksinim duymayan zirai hususlarda uzmanlaşırlar. Bu akademiler, ziraatta bizzat çalışması için ehil elemanlar yetiştirirler. Bu alanlara örnek; Sulama teknikleri, tohumlu ve ağaçlı ziraatın düzenlenmesi, sonra da gübreleme, budama, aşılama ve benzer işlemleri gerçekleştirmek, büyükbaş ve kümes hayvancılığını geliştirmek ve hayvansal ve bitkisel ürünlerin seri üretimini sağlamak gibi. Üçüncü Merhale Okulu’nda Zirâî Branşı bitirmiş olan öğrenciden bu akademide hangi konuların muaf tutulacağını da uzmanlar kararlaştırırlar.

3-2- Hizmet Akademileri

Bu akademilerin görevi, öğrencinin üniversiteye girmesini gerektirmeyen bazı hizmet sektörüne ait işleri yapacak elemanları yetiştirmektir. Bu akademilere girmek isteyende, -en azından- Okul Merhaleleri Genel İmtihanı’nı kazanmış olması şartı aranır. Bu akademilerden her birine öğrencinin girme şartlarını, her bir bölümde öğretilen konuları ve öğrencinin yetişmesi için gerekli zaman müddetini de uzmanlar kararlaştırırlar. Öğrenci, öğrenim müddetinin sonunda, öğrenimini gördüğü branşta Birinci İcazet Sertifikası’nı elde eder.

Bu akademilerden bir tür de; hemşireler, röntgen uzmanları, laborant ve diş teknisyenleri gibi yardımcı tıbbî mesleklerde elemanlar yetiştiren akademilerdir. Yine defter tutmak, malî fonlar ve zekât hesapları gibi öğrenimi üniversiteye girmeyi gerektirmeyen, küçük şirketlerin idaresi için gerekli olup onlara has muhasebe işlerini üstlenen Basit Malî ve İdârî mesleklerde elemanlar yetiştiren akademiler vardır.

Bu akademilerden biri de çeşitli okul merhalelerinde çalışmaya ehil öğretmenler yetiştiren akademilerdir. Bunlar, üniversiteler haricinde öğretim alanında çalışmak isteyenlere has dönemler hazırlanması için kurulurlar

Akademiler devletin vilâyetlerine yayılırlar ve vilayetlerin ihtiyacına göre de çeşitlenirler. Mesela deniz kenarındaki vilâyetler; balıkçılık, gemi yapımı ve tamirciliği, liman idareciliği gibi denizcilikle ilgili mesleklere ait akademileri hazırlar. Ziraatla meşhur vilayetler ise ziraat akademilerini hazırlarlar. İşte böylece devam eder.

3-3- Üniversiteler

Okul Merhaleleri Genel İmtihanı’nı kazanan öğrenci devlet üniversitelerine girmek için başvuru yapma hakkına sahiptir. Üniversiteler senede iki defa genel imtihanı başarı ile geçen öğrencileri kabul ederler. Belirli bir uzmanlık alanına kabul edilmek aşağıdaki hususlara dayanır:

  • Öğrencinin, Okul Merhaleleri Genel İmtihanı’ndaki genel not ortalaması,
  • Öğrencinin, üçüncü okul merhalesinde seçtiği branş türü; Kültürel, İlmî veya Ticari gibi.
  • Öğrencinin üzerinde uzmanlaşmaya niyetlendiği branşa ilişkin genel imtihandaki belirli konularda aldığı notlar. Meselâ; Fıkıh Fakültesi ve şer’î İlimler Fakültesi öğrencisi, İslami Kültür konularında ve Arap Dili konularında yüksek notlar almış olmalıdır. Mühendislik öğrenimi yapmak isteyen öğrenci ise matematik ve fizik konularında çok başarılı olmalıdır. Tıp Bilimleri öğrencisi ise biyoloji ve kimya bilimlerinde çok başarılı olmalıdır. İşte böyle devam eder. Üniversitenin uzmanlık alanlarından her biri ile bağlantılı konuları ve bunlara girmek için gereken not ortalamalarını uzmanlar belirlerler.

Üniversiteler birtakım fakülteler içerirler. Mesela;

  • İslami Kültür ve İlimleri Fakültesi: Tefsir, fıkıh, İçtihat, yargı ve şer’î ilimler bölümü gibi.
  • Arap Dili ve İlimleri Fakültesi.
  • Mühendislik Bilimleri Fakültesi: Şehircilik Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Elektrik Mühendisliği, Elektronik Mühendisliği, Telekomünikasyon Mühendisliği, Havacılık Mühendisliği, Bilgisayar (Donanım) Mühendisliği bölümü gibi.
  • Bilgisayar Bilimleri Fakültesi: Programlama, Bilgi-işlem ve Bilgisayar (Yazılım) Mühendisliği bölümü gibi.
  • Bilimler Fakültesi: Matematik, Kimya, Fizik, Bilgisayar (Eğitim), Astronomi, Coğrafya, Jeoloji bölümü gibi.

– Tıbbî Bilimler Fakültesi: Tıp, Hemşirelik, Tıbbî Tahlil, Diş Tabipliği ve Eczacılık bölümü gibi.

– Zirâî Bilimler Fakültesi: Bitkisel Ziraat Bilimleri, Hayvansal Ziraat Bilimleri, Hayvancılık (Yetiştirme), Gıda Muhafaza, Hayvanî ve Zirâî Hastalıklar bölümü gibi.

– İdarî ve Malî Bilimler Fakültesi: Muhasebe, İktisadi ve Ticari Bilimler bölümü gibi.

İhtiyaca göre başka yeni fakülteler ortaya konulabilir veya ilâve edilebilir.

3-4- Araştırma ve Geliştirme [AR-GE] Merkezleri

Bu merkezlerin görevi, çeşitli kültürel ve bilimsel alanlarda dakik ve profesyonel araştırmalar yapmaktır. Kültürel alanlarda; derin fikirlere ulaşmaya çalışırlar. Bunlar ister; elçilikler ve görüşmeler yoluyla Davetin taşınması hakkında uzun vadeli “stratejik” planlar ve üsluplar belirlemek hakkında olsun isterse fıkıh, ictihad, Arap Dili ilimleri ve benzerleri hakkında olsun fark etmez. Bilimsel alanlarda ise; araştırmada derinleşmeyi ve uzmanlaşmayı gerektiren sanayi dalları, atom ve uzay bilimleri ve benzeri gibi uygulama alanlarında yeni üsluplar ve araçlar icat etmeye çalışırlar.

Bu merkezlerin bir kısmı üniversitelere bağlıdırlar. Bir kısmı ise üniversitelerden bağımsızdırlar, doğrudan Öğretim İdaresi’ne tâbi olurlar. Bu merkezlerde bilim adamları, üniversite profesörleri ve üniversite öğrenimleri esnasında araştırmaya, icat etmeye ve geliştirmeye kudretli oldukları açığa çıkmış bazı seçkin öğrenciler çalışırlar.

3-5- Askerî Araştırma Akademileri ve Merkezleri

Bunların görevi; askerî komutanlar yetiştirmek, Allah’ın düşmanlarını ve Müslümanların düşmanlarını korkutmayı gerçekleştirmek için askerî üslupları ve araçları geliştirmektir. Bu akademiler ve merkezler Cihad Emîri’ne bağlıdırlar.

4- Yükseköğretim Diplomaları ve Sertifikaları:

  • Teknik Meslek Akademilerinde Yükseköğretimi başarıyla bitirenler; “Telekomünikasyon alanında” ya da “Bilgisayar alanında” ya da “… alanında” Birinci İcazet diye isimlendirilen bir sertifika ile taltif edilirler
  • Hizmet Akademilerinde Yükseköğretimi başarıyla bitirenler; “Öğretim alanında” ya da “Hemşirelik alanında” ya da “… alanında” Birinci İcazet diye isimlendirilen bir sertifika ile taltif edilirler.
  • Üniversite fakültelerinden bir fakültede Kavratıcı Yükseköğretimi başarıyla bitirenler; “İkinci İcazet” diye isimlendirilen ve bugünkü “Bakalorya” ya da “Lisans” derecesine denk olan bir diploma ile taltif edilirler.
  • Araştırmacı Yükseköğretimde, Birinci Merhaleyi başarıyla bitirenler; Birinci Uzmanlık İcazeti diye isimlendirilen ve bugünkü “Master” ya da “Yüksek Lisans” derecesine denk olan bir diploma ile taltif edilirler.

Araştırmacı Yükseköğretimde, İkinci Merhaleyi başarıyla bitirenler; İkinci Uzmanlık İcazeti diye isimlendirilen ve bugünkü “Doktora” derecesine denk olan bir diploma ile taltif edilirler.