
11 Mayıs 2012 Cuma günü, dört çocuk babası olan Navid Butt, Pakistan’ın Lahor şehrinde küçük çocuklarını okuldan aldıktan sonra eve dönerken kaçırıldı; komşuların ve aile fertlerinin de tanıklık ettiği üzere onu, devletin şerir güvenlik mensupları kaçırdı. Navid’in kaçırılması, Pakistan’da ikinci Raşidi Hilafeti kurmak için on yılı aşkın süredir devam eden cesur, yorucu ve aralıksız çabaların
DEVAMI
Artık bıçak kemiğe dayandı; bu, işler artık tahammül edilemez bir hal aldığında kullanılan bir Arap atasözüdür. Kuran-ı Kerim, müşrikler ve onlarla birlikte olanlar Medine’yi kuşattığında ve Müslümanlar kendilerinin korkunç bir çıkmazda olduklarını idrak ettiğinde, Hendek savaşını çok derin bir üslupla ifade etmiştir; zira Kur’an o sahneyi, okuyan kişi sanki vakıayı karşısında izliyormuş gibi bir izlenimle
DEVAMI
Müslüman ülkelerdeki mevcut rejimlerin karşı karşıya olduğu en büyük tehlike, ani bir ekonomik kriz, sınırlı bir protesto eylemi ya da geleneksel bir siyasi çatışma değildir. Aksine onların karşı karşıya olduğu en büyük tehlike, ümmetin akidesi temelinde siyasi bilincini yeniden kazanmasıdır. Zira ümmet, İslam’ın sadece bireysel ibadetlerden ibaret olmadığını, aksine yönetim, ekonomi, içtimai ve uluslararası ilişkileri
DEVAMI
Hilafetin yıkılışının yıldönümünün gölgesinde İslam ümmeti, özellikle son iki yıldır, ihanet, ümmetin düşmanlarının ve onu yüzüstü bırakanların açıkça ortaya çıkmasıyla olağanüstü bir dönemden geçmektedir.Yüzüstü bırakmanın anlamı, bir kişi veya devletin ihtiyacı olan birine yardım etme gücü olduğu halde ona yardım etmemesidir; bu ise şu hadis-i şerifte belirtildiği gibi büyük günahlardan biridir:مَنْ لَا يَهْتَمُّ بِأَمْرِ الْمُسْلِمِينَ
DEVAMI
Geçtiğimiz günlerde ümmet, günlerle veya yıllarla değil, aksine geride bıraktığı felaketler, kırılmalar ve tarihi süreçle ölçülebilecek elim bir yıldönümünü geride bıraktı; işte bu tarihi süreçte ümmet, liderlik konumundan bağımlılığın en derin noktasına ve otoritenin birliğinden parçalanmaya ve boyun eğmeye gerilemiştir. Sadece siyasi bir varlık değil, aksine ümmeti koruyan bir kalkan, ümmeti birleştiren bir otorite ve
DEVAMI
Müslümanlar, diğer insanlar dışında tek bir ümmet olup Rableri bir, dinleri bir, Peygamberleri Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir, kıbleleri bir ve Kitapları birdir; zira Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur: إِنَّ هَذِهِ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَأَنَا رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ “İşte sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana ibadet edin.” [Enbiya 92] Ve
DEVAMI
İslam ümmetinin, Hilafeti olan devletinin yıkılmasından sonra içinde yaşadığı durum, trajediler, yoksulluk, savaşlar ve Batı despotluğuyla doludur; bu yüzden ümmetin bu çöküşten ayağa kalkabilmesi için, Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Medine’de devleti kurduğunda açıkladığı diğer milletlerden ayıran İslam’da yönetim sisteminin olduğu günkü doğal durumuna geri dönmesi gerekir; zira Hilafet Devleti, tüm insanların arasını birleştiren ve
DEVAMI
Körfez ülkeleri petrol ve doğalgazdan elde ettikleri muazzam zenginliklerin tadını çıkarırken, İslam ümmetinden geniş halk kitleleri açlık, savaşlar ve yoksuluktan muzdarip! Bir dünyada iki zıt manzara bir arada cereyan etmektedir: Burada aşırı zenginlik, orada ise ölümcül yoksulluk; bir tarafta mideleri tıka basa dolu halklar, diğer tarafta ise çöpte ekmek kırıntısı arayan halklar! İki taraf arasındaki
DEVAMI
Yahudiler, Amerika ve Batı’nın Gazze’ye karşı yürüttüğü savaşın ardından, Gazze ve çevresine yönelik savaşta Yahudilere, onların varlığına ve destekçilerine yönelik Batı ve dünya kamuoyunda yaşanan önemli değişiklikler bağlamında “anlatı” ifadesinin kullanılması artmıştır. Yahudilere ve onların varlığına yönelik tutumların olumlu ve destekleyici olmaktan çıkıp, olumsuz, nefret dolu ve düşmanca bir hale geldiği açıkça ortaya çıkmıştır. Filistinlilere
DEVAMI