MADDE-105: “Şura, ancak müslümanların hakkıdır. Şurada gayri müslimlerin hakkı yoktur. Görüş belirtmek ise müslim ve gayri müslim tebaanın tüm fertleri için caizdir.” Şuranın müslümanlara ait bir hak oluşunun delili şu iki ayettir: وَشَاوِرْهُمْ فِي الأمْرِ “(İdarî) iş hususunda onlara danış.”[1] وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ “Onların işleri aralarında Şura (danışma) iledir.”[2] (Bu ayetlerdeki (هم) “hüm” (onlar) zamiri
MADDE-105: “Şura, ancak müslümanların hakkıdır. Şurada gayri müslimlerin hakkı yoktur. Görüş belirtmek ise müslim ve gayri müslim tebaanın tüm fertleri için caizdir.”
Şuranın müslümanlara ait bir hak oluşunun delili şu iki ayettir:
وَشَاوِرْهُمْ فِي الأمْرِ “(İdarî) iş hususunda onlara danış.”[1]
وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ “Onların işleri aralarında Şura (danışma) iledir.”[2]
(Bu ayetlerdeki (هم) “hüm” (onlar) zamiri müslümanlara aittir. Onun için Şura sadece tebaadaki müslümanların hakkı olmaktadır.)
Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:
فَاسْأَلُوا أَهْلَ الذِّكْرِ إِنْ كُنتُمْ لا تَعْلَمُونَ “Bilmiyorsanız ehli zikire sorun.”[3]
Allahu Teâlâ’nın bu sözündeki (أهل الذكر) “ehli
zikir” kelimesi ehli kitab’a işaret ettiğinden gayri
müslimlere nisbet edilmiştir. Böylece Allahu Teâlâ, bilmediğimiz hususlarda
ehli kitab’a sormamızı emretmiştir. İşte bu, gayri müslimlerin görüşlerini
almanın caiz oluşuna dair bir delildir. Görüşlerini almak caiz olunca, onların
Ümmet Meclisine üye olmaları da caiz olur.
[1] Ali İmran: 159
[2] Şura: 38
[3] Enbiya: 7, Nahl: 43