MADDE – 6: “Hükmetme, yargılama, işleri gütme veya buna benzer konularda tebaasının fertleri arasında herhangi bir ayırım yapmak, devlete caiz değildir. Bilâkis; ırk, din, renk ve buna benzer şeylere bakmaksızın hepsine tek bir bakış ile bakmak gerekir.” Bu iki madde, zımmîlik hükümlerine göre ve Dâr-ül İslâm ve Dâr-ül Küfür hükümlerine göre konuldu. Zımmî olana gelince;
DEVAMIMADDE – 5: “İslâm tabiyetini taşıyan herkes, şer’î haklardan istifade eder ve şer’î vecibelerden sorumlu olur.”
DEVAMIMADDE – 4: “Halife, zekat ve cihad dışında ibadetlerde herhangi belirli bir şer’î hüküm benimsemeyeceği gibi, İslâm akidesi ile ilgili olan fikirlerden herhangi bir fikir de benimsemez.” Bu madde için gösterilen delil; benimsemenin mahiyeti bakımından Halife’ye farz kılınmayıp, mübah kılınmış olmasıdır. Halife’nin, belirli hükümler benimsemesine hakkı var olduğu gibi aynı şekilde hükümler benimsememesine de hakkı
DEVAMIMADDE – 3: “Devlet reisi belirli şer’î hükümleri benimseyip, Anayasa ve kanunlar olarak çıkartır. Bir mevzuda şer’î bir hüküm benimserse yalnız bu şer’î hükümle amel olunması farzdır. Bu takdirde bir kanun vücud bulur. Tebaadan her ferdin zahirde ve gizlide bu kanuna itaat farz olur ve bu kanun uygulanır.” Bu maddeye delil, Sahabe-i Kiram’ın icmaı’dır. Halifenin
DEVAMIMADDE – 2: “Dâr-ül İslâm, içerisinde İslâm hükümleri tatbik edilen ve emanı/güvenliği İslâm emanı altında olan memleketlerdir. Dâr-ül Küfür ise, küfür nizamları ve hükümleri uygulayan memleketler veya emanı/güvenliği İslâm emanı altında olmayan memleketlerdir.” Dâr-ül İslâm ve Dâr–ül Küfür şer’î ıstılahlardır/ terimlerdir. Şer’î terim olarak Dâr-ül İslâm; İslâm hükümleriyle yönetilen, güvenliği de İslâm’ın emanı ile sağlanan,
DEVAMIMADDE – 1: “İslâm Akidesi, devletin esasını teşkil eder. Öyle ki, İslâm Akidesini esas kılmaktan başka hiç bir şeyin varlığı, devletin bünyesinde teşkilat veya muhasebesinde veyahut devletle alakalı diğer bütün şeylerde muteber olamaz. Aynı zamanda İslâm Akidesi şer’î kanunlar ve Anayasa’nın esasını teşkil eder, İslâm Akidesine aykırı olarak, kanun ve Anayasayla alakalı hiç bir şeyin
DEVAMI