MADDE – 182: “Dış siyaset konusunda birtakım siyasi manevralar zaruridir; bazı işleri ilan ederek yapmak veya hedefleri gizlemekte fayda vardır.” Bu medde; İmamın rey ve içtihadına bırakılmış serbest ve mübah olan hususlar içerisinde mütalaa edilir. Siyasi manevralar; devletin dış görünüşüyle yaptıkları işlerin dışında, gerçekleştirmek istediği birtakım hedeflerin tahakkuku için başvurduğu taktikleridir; Peygamber (u) bu manevraları
MADDE – 182: “Dış siyaset konusunda birtakım siyasi manevralar zaruridir; bazı işleri ilan ederek yapmak veya hedefleri gizlemekte fayda vardır.”
Bu medde; İmamın rey ve içtihadına bırakılmış serbest ve mübah olan hususlar içerisinde mütalaa edilir. Siyasi manevralar; devletin dış görünüşüyle yaptıkları işlerin dışında, gerçekleştirmek istediği birtakım hedeflerin tahakkuku için başvurduğu taktikleridir; Peygamber (u) bu manevraları bizzat yaşamıştır; hicretin birinci senesinin sonunda ve ikinci senesinin başında hazırlayarak gönderdiği seriyeler, bu nevi manevraların örneğini teşkil ederler. Bu seriyeler, dış görünüşüne göre, Peygamber (u)’in Kureyş Kabilesiyle, bir savaşa girmek istediği görünümünü sergilerken, hakikatte, Peygamber (u)’ın Kureyş’i korkutmak ve kaçırmak niyetinde olmasıdır. Peygamber (u) gerektiği zaman, kendisiyle, Kureyş Kabilesi arasında, bir tampon görevini yapacak diğer Arap kabilelerinden de istifade etmiştir.
Bu hususa delalet eden delil; Bilindiği gibi, seriye denen keşif birlikleri, sayı itibariyle az askerden teşekkül etmiş birliklerdir. Sayıları 60- 200 veya 300 civarında olurdu. Bu sayı, aslında, Kureyş ile savaşacak kifayette bir sayı olmadığı gibi, Kureyş ile savaşmak niyetinde de değildi. Bundan maksat, bazı Arap kabileleriyle birtakım anlaşmalar akdetmektir. Mesela; Beni Damure ile dostluk, Beni Mudlec ile savaşma akdini taahhüt altına almaktı. Yine bu tür manevralardan biri de; Rasul (u)’in Hicretin altıncı senesinde kendisiyle, Kâbe’yi kontrolü altında bulunduran Kureyş Kabilesi arasında harb hali olduğu halde, Hacca gitmeyi kastetmesi ve bu gayesini ilan etmesini misal olarak verebiliriz. Bu harekette gaye; Kureyş’i yumuşatarak Hayber’i vurmak idi. Çünkü Kureyş ile Hayberlilerin birlikte bir savaş hazırlığı içerisinde oldukları ve bu konuda bir anlaşmaya varma arifesinde bulundukları haberi Peygamber (u)’e ulaşmıştı. Bu manevra ve taktik neticesinde Kureyş’i bir mütareke bile belli bir noktaya getirirse, hacc yapmadan geri dönmeye razı olacaktı Nitekim Hudeybiye dönüşü iki hafta sonra Hayber üzenine yürüdü ve orayı teslim aldı.
İşte bunların hepsi, siyasi manevra ve taktiklerdir. Bu nevi manevralardaki kuvvet; dış görünüşü ile birtakım işleri icra eder görünmektedir; aslında ise buradaki gayeler gizlidir. Demek ki, taktiğin kazandıracağı fayda, hedefleri gizlemektir.